BİR ÇILGIN BİRİKTİRİCİNİN İÇ DÜNYASI

 

Talat Öncü

Ağustos 2005

 

Ben bir BİRİKTİRME DELİSİYİM!

 

Evet, ne kolleksiyoncu, ne kitap hastası ne de başka bir şey. Sadece bir DELİ.

 

Ben, özellikle kitap olmak üzere, ucuza alabileceğim her türlü İLGİNÇ ŞEYİ toplarım (kolleksiyoncu sözcüğü karşılığı olarak kullanılan toplayıcılara hakaret etmemek için biriktirme tabirini kullanıyorum).

 

Önce kitap merakımdan bahsedeyim: Konya Kollejliler bilir, ben çocukluk yaşımdan beri kitabı çok severim. İlkokulda dahi Konyadaki eski bir kitapçıdan yarı fiyatına kitaplar alırdım. Aldığım kitapların spektrumu ise son derece genişti: Bilim kurgudan çocuk kitaplarına, Rus Klasiklerinden bibliyografyaya (ilk aldığım Varlık Yayınları Bibliyografyasının tarihi 1967) binlerce kitap topladım. Ancak, 5-6 senede bir ev değiştirdiğimizden, ve her yeni ev eskisinden daha küçük olduğundan, bu kitapların pek çoğunu ev değiştirirken ya dağıttım ya da sattım (Sevgili Sinan Karahan'ı burada anmadan geçemeyeceğim. Sanırım 1970 yılındaki bir dağıtımdan edindiği bazı bilim kurgu kitaplarını bana geri vermek lütfunda bulundu. Sağol Sinan). Sonuçta, evlendiğim zaman elimde 150-200 kadar kitap vardı, o kadar. Ama, kitap tutkusu içimde her an patlayacak bir volkan gibiydi.

 

Benim en sapık duygularımdan biri de SAHİP OLMA ya da EDİNME HIRSI diyebileceğimiz bir duygudur (burada da sevgili İlhan Şen'i anacağım. Kolejdeyken elinde bir GEM Dictionary görmüştüm. Satması için günlerce peşinde koştum, yalvardım. Sonunda piyasa fiyatının epeyce üzerinde de olsa almayı başardım).

 

Olanaksızlıklar nedeniyle yıllar boyu baskı altında tutulan bu duygu ve tutkular (Selim İlkin'in 15,000 Hidayet Nuhoğlu'nun 30,000 kitapları olduğunu duyduğumda kıskançlığımdan bütün gece uyuyamamıştım) 1992 yılının 15 Mayıs günü birden hortladı ve ben bir BİRİKTİRİCİ oldum.

 

15 Mayıs 1992 günü, İnkılap sokaktan aşağı inerken, Milli Eğitim Bakanlığı satış yerinin önünden geçerken kitaplarda % 40 indirim olduğunu bildiren bir yazı gördüm. Girdim içeri ve kitaplara bakmaya başladım. Fiyatlar inanılmazdı: Doların 6000 TL olduğu o gün, kitap fiyatları 1000-3000 TL arasında değişiyordu. İndirimden sonra ise bir simit fiyatına iki kitap alabiliyordun. Ben bir kaç kitap seçtim. O ara yanıma bir bey yanaştı (O sırada tezgahtar olan, bir ara müdürlük de yapan bu kişiyi saygıyla anıyorum). "Beyim", dedi, "yazık oluyor bu kitaplara. Şurada 500 den fazla kitap var ve basılacaklarla bu 2000 e çıkacak. Hepsini alsan bir memur maaşı etmez ama fevkalade bir kolleksiyon olur. Ne yazık ki bu fiyatlara bile alıcı bulamıyoruz". Baktım, dediği doğru. 500 küsür kitaba o gün verilecek para 150 dolar mertebesinde. Yanımda da (heyhat!) para vardı. Bir anlık delilik nöbeti sonucu her kitaptan birer adet almaya karar verdim. Kitapları eve götürüp açınca, hain kitap toplama kurdu içime giriverdi. Kitapları olduğu gibi bırakıp Olgunlar Sokağı'na gittim. Gündoğan'ın sergisinden (ne alırsan 3000 lira) bulabildiğim tüm Varlık yayınlarını aldım. Ertesi günü yine eski kitapçılara gittim ve çocukken toplamış ve dağıtmış olduğum kitapları (Varlık, Çağlayan, Remzi yayınları, Zevaco'lar, vs. vs.) yeniden toplamaya başladım. O gün bu gündür de toplamaktayım.

 

Şimdi, gelelim neler topladığıma:

 

·        Esas iştigal konum kitap. Şu anda (20 Ağustos 2005 itibariyle) 48,000 adet kitabım var. Daha önce söylediğim gibi tahayyül etmesi güç bir spektrum dahilinde topluyorum: Çocuk kitaplarından 1970 E. Balamur kitaplarına, eski yazı salnamelerden (evet, sırf bu iş için eski yazı okumayı öğrendim) yeni çıkan araştırma kitaplarına kadar hemen hemen her tür kitap topluyorum. Ancak elbette belli bir mecra takip etmeye çalışıyorum.

 

Toplamaya ilk başladığımda, bir yayınevi/serisi olan ve .5 (yarım) ABD dolarının altında olan her kitabı toplamak niyetindeydim. Sonra bu aralığı daralttım çünkü son derece abes kitaplar toplamak zorunda kalıyordum. Baktım aynı fiyata, referans niteliği taşıyan daha güzel kitaplar alabiliyorum, onları da toplamaya başladım. Bazen ucuza osmanlıca kitaplar düşüyordu, ne olduklarını bilmeden onları da almaya başladım (şu anda elimde bulunan bir Ankara Salnamesi o günlerden kalmadır). Bu pazarda bilenin bilmeyeni rahatça aldatabileceğini gördüğüm için Osmanlıca öğrendim, uygun fiyata bulduğum her Osmanlıca kitabını aldım (birkaç dolara aldığım el yazması bir cönk şu anda bir servet ediyor). Böylece, spektruma yeni konular eklene eklene bu güne geldim (ilk başta aldığım kitaplara nankörlük etmeyeyim. Şu anda Türkiye'nin en büyük Münif Fehim kapakları kolleksiyonuna sahip olmamı o günkü toplama kriterime borçluyum).

 

Önceleri bir amacım vardı: Ayda 300 civarında kitap toplayacaktım (bu ayda yaklaşık 150 dolar ediyordu). Bunun için de günde 10 kitap almam gerekiyordu. Başta bu rakamı kolayca tutturabildim. Ama ne yazık ki zaman zaman bu rakamdan büyük sapalar oldu: Bazen toplu olarak çok ucuza kitap düşüyordu. Bu tür lotları kaçırmamak için hemen alıyordum. Dolayısıyla bazen 1, bazen 5 bazen 10 çuval birden kitap aldığım oluyordu. Bir anda en çok aldığım kitap sayısı 2,800: Bir avukatın terekesiymiş, olduğu gibi kaldırdım. İçinden inanılmaz güzel şeyler çıktı (toplam 1500 dolar verdim). Bazen de ayda 50-60 kitapta kaldığım oldu. Ya kitap bulamıyordum, ya da aylık para limitimi aşmış oluyordum (bir kitaba 150 dolar verdiğim oldu). Öyle ya da böyle bu güne geldik. (Haziran ayında rekorumu kırdım: bir seferde 150 çuval kitap. 30 çuvalın tümü sahaflık: Pres

 

Buraya kadar anlattığımdan gördüğünüz gibi, kitap benim için alıncaya kadar çılgınca bir kıskançlık duyduğum, elde edip elimde tutar, önsözünü ve içindekileri okurken şehevi bir haz duyduğum, bilgisayara künyesini girdikten sonra ise paçavra gibi bir kenara atıp, sadece seyrinden zevk aldığım (elbette bu zevk içerikle menkuldur) bir obje. Ben vakitsizlik nedeniyle (günde 3-4 saat kitap almak için dolaşırım ve 1-2 saat de kitapların künyelerinin bilgisayara girilmesi alır), kitapların sadece ama mutlaka önsöz ve içindekilerini okurum.

 

Kimileri der ki "okumayacağın kitapları niçin alıyorsun". Ben de derim ki "mangal toplayan kişi her mangalında her gün barbekü mü yapıyor". Derler ki "ama kitap başka". Derim ki "Üstü kalem işiyle yazılı bir bakırla ofset basılı bir kağıt arasında ortam dışında ne fark var ki".

 

Kitap konusunda acayip kıskancımdır: Kitaplarım satlık veya kiralık değildir, kimseye verilmez (bir özdeyiş: "Sakın kitaplarınızı kimseye vermeyin. Ben kütüphanemi ödünç aldığım kitaplarla kurdum") ve hatta gösterilmez (kitap toplayıcıları arasında kitap çalmanın mubah olduğu yolunda müphem bir söylenti vardır).

 

Kitaplarımı başkalarına vermememin özel nedenleri var elbette. Lütfen kütüphanenizdeki kitaplara bir bakın: Bir ya da daha çok kitabınızı arkadaşınıza ödünç verip alamadığınız için yerinde göremeyeceksiniz (meşhur bir söz: “Kimseye ödünç kitap vermeyin. Çünkü ben kütüphanemi ödünç aldığım kitaplarla kurdum”). En az iki kitaptan birinin ya sahifelerinin kıvrık, ya sahifelerinin ıslak parmakla çevrilmiş, ya da sırtının kitabın açık bir şekilde ters koyulmasından dolayı kırık olduğunu farkedeceksiniz. 1960 öncesi ciltsiz kimi kitaplara baktığınız zaman ise bazılarının formalarının düşmüş olduğunu üzülerek anlayacaksınız. ODTÜ kütüphanesindeki işe yarar kitapların işe yarar bölümlerinin hemen hemen tamamı jiletle kesilmiştir. Kitaplara yapılan bütün bu canice işlemleri biliyorken, herhalde benim kitaplarımı başkalarına vererek onların da bu işkencelere maruz bırakılmasına göz yumacağımı düşünemezsiniz.

 

Kitaplarım satılık değildir. Çünkü, onları almak için harcadığım zaman/emeğin ve satıcıların bana kitap satarken gösterdikleri hürmetin bedelini hiç kimsenin ödeyebileceğini sanmıyorum.

 

Sonuç: Delice bir kitap tutkusu ve mülkiyet duygusuyla, "iyi" bir kitap bulabilmenin umud ve heyecanıyla, bulduğum kitapları okşama ve okumanın verdiği fevkalbeşer duygular içinde topluyorum. Sonuçta kitaplarımın ne olacağı beni ilgilenmiyor. Zaten sonucu belli olan bir işi yapmanın ne heyecanı olabilir ki?

 

·        Antika Kitaplar: En eskisi 1714 tarihini taşıyan pek çok antika kitap: 1785 Amsterdam baskısı Baron de Tott un anıları, Diversions of a diplomat, Constantinople city of sultans, Constantinople (Grosvenor, imzalı), vs. vs. (Sevgili Sinan Karahan, verdiğin kitaplar için çok teşekkürler).

 

·        Eski Yazı Kitaplar: 3000 den fazla Osmanlıca kitap. Bulak ve Amire Baskıları, Tarihler, yüzlerce lügat (ingilizce, fransızca, almanca, rumca, ermenice, rusça, vs.), Çankırı Mebusu Ahmet Talat'dan imzalı 3 ciltlik Divan-ı Lügat'it-Türk, Eşrefin Tüm kitapları (Kahire baskısı dahil), taş baskısı halk kitapları, Klasik kitaplar, vs.

 

·        Yemek Kitapları: Her dilden (İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, Norveççe, Arapça, Osmanlıca, Felemenkçe, Rusça, vs.) yüzlerce yemek kitabı. Jewish Cook Book'tan Sarımsak yemeklerine; Mahalli yemeklerden Böbrek hastaları için yemek tariflerine; Salatalardan Peynirlere; Health Food'dan Diyet kitaplarına kadar her çeşit

 

·        Anı Kitapları: Yeni Yazı ile yayınlanmış anı kitaplarının %90 ını kapsayan muhteşem bir birikim. 1450 adet kitaptan oluşan kolleksiyonda hiç tanınmamış kimselerin Hac anılarından Soyak'ın anılarına kadar herşey var. Eksikler genellikle son on-yirmi senede yayınlanmış olanlar. Ne yazık ki bunlar çok pahalı olduğundan alamıyorum.

 

·        Masonik/Antimasonik Kitaplar: Her iki Ritten değişik locaların ve atelyelerin yayınladığı yüzlerce kitap. Tüm derecelerin ritüel kitapları (1920 den günümüze tüm değişiklikler), tam takım Mimar Sinan, Türk Mason Dergisi (birinci seri), Büyük Şark, Şakul Gibi ve Tesviye ve Türk Mason Dergisi (ikinci seri)nin pek çok sayıları. Antimasonik yayınlardan yüzlercesi (Mahmut Yesari’nin Nasıl Mason Oldum anı kitabı dahil). Resimli/Resimsiz matrikül listeleri. Objeler, vesikalar, diplomalar.

 

·        Diğer kategoriler: Adını burada sayamayacağım onlarca kategoride onbinlerce kitap:

 

o       Demokrat parti ve yassıada;

o       Halkevleri yayınları;

o       Köy enstitüleri;

o       Gezi kitapları ve "Guide"lar (4 adet 1904 baskı Baedeker);

o       1970-75 arası yayınlanmış porno kitapları (E.Balamurlar, Fırıncının kızı ve Kaymak tabağının orijinalleri);

o       Biyografiler;

o       Sözlükler (Her dilden her dile sözlükler, örneğin İspanyolcadan Rusçaya sözlük);

o       Bibliyografyalar;

o       1950 öncesi basılmış tanınmamış türk yazarlarının kitapları ("Bu kitap sadece 70 adet basılmıştır", "Bu kitap sadece ilgilenen kişilere dağıtılacak kadar basılmıştır");

o       İmzalı kitaplar (binlerce; tanınmış-tanınmamış kişilerden tanınmış ve tanınmamış kişilere; Şeref Erdoğduya imzalanmış 234 adet kitap);

o       Almanaklar/Yıllıklar: Tüm devlet yıllıkları (1926-1928 arası, 1945, 1973, 1983, vs); Gazete yıllıkları (Hürriyet, Milliyet, Cumhuriyet, Daily News, vs.); Münferit Almanaklar; Yabancı almanaklar (1860-1866 ve 1930-1934 arası Fransızca Hachette Almanakları); Bir adet Ankara bir adet devlet Salnamesi;

o       Okul Yıllıkları: Yüzlerce yıllık. Hukuk Fakültesi; Siyasal; İstanbul Erkek Lisesi; Robert Kolej, Arnavutköy Kız Koleji, Ankara Koleji, Yedeksubay yıllıkları;

o       Cemal Kutay Külliyatı: 1980lere kadar çıkmış kitapların çoğu: Tüm sohbetler; 20 ciltlik "Türkiye İstiklal..." kitabı; Tarih konuşuyor dizisi.

o       Atatürk kitaplığı: 3200 adet Atatürke ilişkin kitap.

 

·        Dergiler: Çok saygı duyduğum bir kişi bana "Her kitap yeniden basılabilir, ancak dergiler asla! Dergi topla" dedi ve ben 1994 de dergi toplamaya başladım. Şu anda 46,000 nüsha dergim var. Yaklaşık 900 başlık takip ediyorum. Dergilerin başlık olarak % 20 si, nüsha olarak %10 u eski yazı. Tamamlanmış pek az dergi olmasına karşın, yine de önemli bir kolleksiyon.

 

·        Çizgi Roman:

 

o       TEKS dergisinin 1990 sonrası tam takım; 1980 sonrası 5 eksik; 1970 sonrası ciltlerden 6 cilt eksik. 1956 ilk baskı TEKS ve PEKOS BİLL lerden pek çok nüsha.

o       Karaoğlan: Her seriden yüzlerce nüsha. Ne yazık ki tamamlanmış seri yok.

o       1001 Roman: 1936, 1940, 1946 serilerinden pek çok nüsha. 1965 serisinden 14 nüsha eksik.

o       İngilizce MAD (Sönmez kulakların çınlasın): Tümü sonlardan olmak üzere 170-180 nüsha, özel sayılar, vs.

 

·        Pul topluyorum. Ortaokul sıralarında her çocuk gibi ben de pul topladım. Ancak, o pullardan bugüne bir tane bile gelmedi. 1998 Ekim ayında tanıştığım bir kişiden 6 defter osmanlı pulu aldım. Benim pul topladığımı duyan ayakçılar (piyasadan mal toplayıp alıcıların ayağına getiren kişiler) buldukları pulları bana getirmeye başladılar. bir kaç kez büyük hacimli alımlar yaptım. Şu anda elimdeki kolleksiyonun ana hatları şöyle (Sinan Karahan kulakların çınlasın):

 

o       Osmanlı dönemi pulları: % 90 ı tamamlanmış, %80 i damgasız (ilk emisyonlar dahil) 5 er pulluk (bazıları tabakalar halinde) kolleksiyon. Ayrıca bir kaç defter erörlü pul. Yine birkaç defter çok güzel ve nadir damga. Tüm bunlara ek olarak onbinlerce damgalı puldan oluşan bir stok.

 

o       Anadolu Hükümeti pulları: %85 i tamamlanmış, % 90 ı damgasız 10 ar pulluk (bazıları tabakalar halinde) kolleksiyon. Matbaa baskılarının hemen hemen tamamı var. El baskısı sürsajların çoğu eksik.

 

o       Cumhuriyet pulları: 5 serilik damgalı pul differan kolleksiyonu tamamlanmak üzere. Ayrıca baş kısımlardan (1921-1940) oluşmuş bir damgasız kolleksiyon (10 pulluk, bazıları blok ve tabaka halinde). Ek olarak onbinlerce damgalı puldan oluşan bir stok (çoğu baş taraflardan).

 

o       Posta tarihi belgeleri: Çok ilginç ve nadir zarf, damga ve benzeri materyallerden oluşan bir kolleksiyon. Pek çok Osmanlı, Mısır, Almanya, Sıkıyönetim sansür damgalı zarflar, ilginç zarflar (deri, kese, vs).

 

o       Fiskal pullar: 6 defter osmanlı, 4 defter Türk fiskal pulları. Pek çoğu nadir. Kızılay ve ÇEK pulları. Türk hava kurumu pulları (17., 18., ve en önemlisi 20. kongre dahil). 2 defter posta sergisi pulları. yüzlerce çeşit bağış pulu, vinyetler, vs. vs. 2002 Ağustosunda aldığım bir defter fiskal pula değer biçemiyorum. Pek çoğu McDonald da dahi bulunmayan bu pullar kolleksiyonum en güzel parçaları.

 

o       Yabancı pullar: Küçük bir Malta pulları kolleksiyonu. 4 defter Tablo pulları, 2 defter Kuşlar olmak üzere pek çok tematik kolleksiyon (spor, uzay, hayvanlar, vs.).

 

o       İlk Gün Zarfları: Türk ve yabancı binlerce zarf.

 

Yukarıda verilen liste bugünkü durumun bir saptamasıdır. Her ne kadar pul alımı kitap alımı kadar hızlı gitmiyorsa da, kolleksiyonun gene de olağan dışı bir hızla geliştiği söylenebilir.

 

·        Paralar: Yakın dönem Türk paralarından (bakır, akmonital, nikel, vs.) oluşan bir kolleksiyon (yaklaşık 150 kilo). Her ne kadar kolleksiyonun ilk parçaları 1930 lara kadar gidiyorsa da, asıl materyal 1950 sonrasına aittir (1947 gümüş 1 liradan mebzul miktarda vardır).

 

Ayrıca son dönem Türk kağıt paraları. Osmanlı Kağıt paraları (liralar, kaimeler, vs.)

 

·        Efemera: % 90 ı tasnif edilmemiş halde ve Osmanlıcalar ağırlıkta olmak üzere, her konu ve cins ten binlerce evrak, kağıt, vs (Tapular, Mukavelenameler, Defteri Hakaniler, Faturalar, Reçeteler, Mektuplar-Zarflar, Diplomalar, Davetiyeler, Makbuzlar, Senetler, vs. vs.).

 

·        Harita: En eskisi 1600 sonlarına dayanan pekçok "Turkey in Europe" ve "Turkey in Asia" haritası. 1908 baskısı 1,000,000 mikyaslı Türkiye haritası (tam), 1910 baskısı 200,000 mikyaslı Osmanlı İmparatorluğu haritası (sadece 4 pafta eksik), 1856 Kiepert baskısı 320 X 140 mm Türkiye haritası (Harita adı olarak “Azerbaycan, Kurdistan, Ermenistan yazıyor ama Balkanlardan başlayıp Hazar denizine kadar uzanan bir harita), 1886 Kiepert Anadolu haritası, birçok yabancı baskı osmanlıca harita, onlarca eski yazı harita paftası, 1938 baskısı 200,000 ölçekli Türkiye haritası (tüm paftaları var). 1956-2000 arası Karayolları haritaları (5 adet eksik). Onlarca şehir planları, Avrupa ülkeleri haritaları. Yüzlerce National Geographic haritası (çoğu 1939-1960 arasına ait). Sadece 100 adet basılmış olan “Türk tarihinin ana hatları” kitabının atlası.

 

·        Kartpostal: Binlerce kartpostal. 1900 lerin İstanbul'u (bir çoğu postadan geçmiş), 1930 ların Ankara'sı, 1930 ların çeşitli vilayetleri, 1900 lerin Avrupa şehirleri (tamamı postadan geçmiş), 1960 ların çeşitli vilayetleri, 1900 lerin insanları, Bayraklı Kartpostallar, Kabartma Kartpostallar (1910 lar), Haritalı kartpostallar (eskiyazı), vs. vs.

 

·        Ayrıca, yabancı film artisti fotoğraflarından oluşan bir albüm (yaklaşık 500 fotoğraf, bazısı imzalı), 1900 yıllarının PERAlı meşhur fotoğrafçılarının çektiği fotoğraflar/paspartular ve orijinal fotoğraf arkalıkları.

 

·        İsmet İnönü ve Süleyman Demirel'in imzalı ve imzasız çeşitli boy ve konularda fotoğrafları.

 

·        Antiye: Yüzlerce Osmanlı, Levant ve Türk Antiyesi. Çoğu postadan geçmiş.

 

·        Bakır: Ermeni ve Osmanlı Bakırları: Ayaklı sahanlar ve taslar, damgalı bakırlar, güğümler, ibrikler, haranılar, siniler, bakraçlar. Son 75 seneye ait kapaklı sahanlar, tencereler, kuşaneler (yaklaşık 1.5 ton)

 

·        Obje ve çeşitli eşyalar: Binlerce eski ve yeni ilginç obje ve eşya. 100 lerce parfüm ve minyatür içki şisesi. 100 lerce anahtarlık, rozet, jeton. 1. dünya savaşından kalma Hilal-i Ahmer sandıkları. Eski ilaçlar, vs. vs. Şampiyonluk kupaları, şiltler ve madalyalar. Eski kutular, otel ve lokanta kibritleri. Özel sigalar ve sigara kutuları.

 

·        Anı paraları: Türkiye Cumhuriyeti Anı paraları: 1970 den sonrası birkaç eksiğiyle tam. Anı paraları, madalyonlar, tedavüldeki paraların anı baskıları, Darphane para setleri, vs. vs.

 

·        Hatlar: Tanınmış ve az bilinen hattatların kıt'aları; icazetnameler; "Kuş"lar (Kuş biçiminde istif edilmiş yazılar).

 

·        Plaklar: Her cinsten (halk müziği, pop müziği, caz, klasik müzik, yabancı pop, rock, vs.) onlarca olmak üzere ceman 6,000 adet 45 lik, 4,000 adet long-play, 700 adet taş plak (400 adet “Long-Play” türü Batı klasik müzüğü taş plağı, 250 adet batı müziği dans plağı).

 

·        Yukarıdaki kategorilere girmeyen, ancak henüz categorize edilecek hacme erişmemiş yüzlerce değişik obje (Örnek: 8 adet semaver: elektrikli, kömürlü, ispirto ocaklı; 7 adet eski radyo; eski ilaçlar, kutuları, şişeleri; onbinlerce telefon kartı, piyango bileti; jiletler, eski jiletli traş makinaları; 6 adet eski fotoğraf makinası (biri körüklü Kodak); vs. vs.).

 

Bu kadar eşyayı nerede sakladığımı merak edenler için not:

 

İki adet depom var: biri 105 m2 lik, biri 120 m2lik. Birincisinde kitaplar üst kattaki 69 adet devasa rafa (2.65 yükseklik, 94 santim genişlik ve 36 santim derinlik) yatay olarak ve her rafa 2-3 sıra konacak biçimde yerleştirilmiştir, altaki katta dergiler 450 koli içine karışık biçimde koyulmuştur. İkincisinde yine devasa 80 raf mevcuttur. 60 ına kitap 20 sine dergiler yatık vaziyette yerleştirilmiştir.

 

Evimin altındaki 80 m2lik bodrumu kıymetli eserler için kullanıyorum: Nadir ve antika kitaplar, özelliği olan eski yazı kitaplar, prestij kitapları, efemera, katpostal ve haritalar, vb.

 

Yerleştirme için belli bir düzen elbette vardır. Kitaplar ya yayınevlerine göre ya da konularına göre sınıflandırılmıştır. Örneğin, Remzi, Varlık, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu, vb. yayınevleri için ayrı bölümler mevcuttur. Ayrıca kitaplar Anılar, Bibliyografyalar, Şehir Monografileri, Biyografiler, Demokrat parti ve 27 Mayıs, Parti yayınları (tüzükler, bildiriler, kongreler, vs), Yemek kitapları, Müzik ile ilgili kitaplar, vs. biçiminde 70-80 adet grupta toplanmış bulunmaktadır.

 

Aradığım kitabın nerede olduğunu kesin bilmeme rağmen genellikle bulamıyorum. Çok gerekli ise gidip bir daha alıyorum.

 

Kitap ve dergilerin takibi için kendi tasarımım olan, cepte taşınabilecek boyutta, küçük bir defter (450 sayfa) (kitapçılar arasında "Kırmızı Defter" diye bilinir) kullanıyorum. Bu defterde elimdeki kitap/dergi kolleksiyonunun %60 ı kayıtlı vaziyette. Defter kapasitesi ise 80,000 kitap ve 200,000 dergidir ve bu rakamlar kolayca artırılabilir.

 

Tüm kitaplar bilgisayara kendi yaptığım bir program altında girilmiş durumda. Değişik alanlarda anahtar sözcüklere göre aramanın son derece kolay ve hızlı bir şekilde yapılmasına olanak tanıyan PC deki bu programın bir benzerini avuçiçi bilgisayarlara da uyarladım. Şu anda IPAQ bilgisayarımda Milli Kütüphane, ÖZEGE, Makaleler ve benim veri tabanım yüklü durumda. Belki de dünyada ilk ve tek olarak bir ülkenin tüm bibliyografik bilgi bankalarını küçük bir avuçiçi bilgisayara yüklemiş durumdayım.

 

Ayrıca 6 ayda bir güncellediğim bir İnternet sitesinde de kitaplarımın bibliyografik künyelerinin indeksi ve gelişmiş bir arama motoru var. Site adı

 

www.oncu.com

 

Gerçi orada yazıyor ama bir kere daha hatırlatmakta yarar var: Kitaplarım ödünç verilmez, satılmaz, değiştirilmez, hatta gösterilmez (elbette istisnalar müstesnadır).